Uluslararası Nakliyeciler Derneği, DFDS Ro-Ro işletmecisi tarafından Mayıs 2026 döneminde uygulamaya alınan BAF (Akaryakıt Fiyat Ayarlama Faktörü) artışlarına sert tepki gösterdi. Dernek tarafından yapılan açıklamada, Pendik–Trieste, Yalova–Sète ve Mersin–Trieste Ro-Ro hatlarında hayata geçirilen yeni fiyatlandırmanın taşımacılık sektörü ve Türk ihracatı üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturduğu belirtildi.

Açıklamada, BAF uygulamasının uluslararası taşımacılık sektöründe akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmaların maliyetlere yansıtılması amacıyla kullanılan kabul görmüş bir mekanizma olduğu vurgulanırken, Mayıs ayında açıklanan seviyelerin artık “teknik bir maliyet güncellemesinin ötesine geçtiği” ifade edildi.

Üç Ayda Yüzde 150’ye Varan Artış
UND’nin paylaştığı verilere göre, Mart-Mayıs 2026 döneminde Ro-Ro hatlarındaki BAF bedellerinde dikkat çekici artışlar yaşandı.
Buna göre;
- Pendik–Trieste hattında yarı römork BAF bedeli 260 avrodan 667 avroya,
- Mersin–Trieste hattında 326 avrodan 825 avroya,
- Yalova–Sète hattında ise 324 avrodan 818 avroya yükseldi.
Dernek, üç aylık süreçte yaklaşık yüzde 150 seviyesine ulaşan artışların sektör açısından sürdürülebilir olmadığını savundu.
UND açıklamasında şu ifadeye yer verildi:
“Taşımacılık sektörünün taşıyamayacağı ölçüde oluşan maliyetlerin Türk ihracat zincirinin omuzlarına yüklenmesi sürdürülebilir değildir.”

DFDS ile Görüşmeler Yapıldı
UND, konuya ilişkin olarak DFDS Ro-Ro işletmecisi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirildiğini ve 29 Nisan 2026 tarihli resmi yazıyla sektör üzerindeki etkilerin ayrıntılı şekilde aktarıldığını duyurdu.
Görüşmelerde;
- Artışların sektör üzerindeki maliyet baskısı,
- Taşıma planlamasına etkileri,
- İhracat taşımalarının rekabetçiliğine yansımaları
işletmeci nezdinde gündeme getirildi.
Dernek ayrıca, “Mayıs ayı BAF uygulamasıyla ortaya çıkan ölçüsüz maliyet artışlarının geri çekilmesi ve sektör gerçekleriyle uyumlu bir maliyet seviyesinin yeniden tesis edilmesi talep edilmiştir.” ifadelerini kullandı ancak DFDS tarafından iletilen yanıtta, mevcut Mayıs ayı BAF uygulamasının sürdürüleceğinin bildirildiği aktarıldı.
“Türk Taşımacısının Rekabet Gücü Baskı Altında”
UND açıklamasında Avrupa taşımalarında stratejik öneme sahip Ro-Ro hatlarında oluşan maliyet seviyelerinin Türk taşımacısı ve ihracatçısının rekabet gücü üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı. Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:
“Gelinen noktada sektörümüz açısından ortaya çıkan tablo nettir: Avrupa taşımalarında stratejik öneme sahip hatlarda oluşan bu maliyet seviyeleri, Türk taşımacısının ve Türk ihracatçısının rekabet gücü üzerinde ciddi bir baskı yaratmaktadır.”
Avrupa Hatları Kritik Lojistik Koridorlar Arasında
UND, Pendik–Trieste, Yalova–Sète ve Mersin–Trieste hatlarının Türkiye’nin Avrupa ile dış ticaretinde kritik lojistik koridorlar arasında yer aldığına dikkat çekti. Türk ihracatçısının Avrupa pazarında kalite, hız, güvenilirlik ve rekabetçi maliyet avantajlarıyla güçlü bir konum elde ettiğinin belirtildiği açıklamada, lojistik maliyetlerde yaşanan hızlı artışların yalnızca taşımacılık sektörünü değil; üreticiden ihracatçıya kadar tüm dış ticaret zincirini doğrudan etkilediği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin ihracatta büyüme hedefleri doğrultusunda Avrupa Birliği ile bağlantısallık gündeminin önem kazandığı bir dönemde, lojistik zincirinin kritik noktalarında oluşan ağır maliyet yüklerinin sektörde haklı rahatsızlık yarattığı kaydedildi.
UND’den Şeffaflık ve Geri Adım Çağrısı
UND, açıklamasının sonunda şu taleplerini kamuoyuyla paylaştı:
- Mayıs ayı BAF uygulamasıyla ortaya çıkan ölçüsüz maliyet artışlarının geri alınması,
- Maliyet hesaplama mekanizmalarının daha şeffaf hale getirilmesi,
- Sektör gerçekleriyle uyumlu ve öngörülebilir maliyet yapısının yeniden oluşturulması,
- Taşımacılık ve ihracat zincirinin rekabet gücünü koruyacak dengeli bir yaklaşım benimsenmesi.
Dernek, Türk ihracatının taşıma zincirine sürdürülemez maliyet baskıları yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin üretim, ihracat ve lojistik gücünün korunmasının stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.


